18 Ocak 2017, Çarşamba Yeni Başlık Ekle Günün Başlığı: kırk Rastgele Başlık Oku
 Beni hatırla
[ Üye Ol | Şifremi Unuttum! ]

Not: BeyazBulut üyesiysen tekrar üye olmana gerek yok. Aynı kullanıcı adıyla giriş yapabilirsin.
harfini
adap (2)
antoine de saint-exupéry (1)
yayılmak (5)
ğ (19)
doğum günü (8)
gerçek (10)
davul (13)
çay (24)
halat (1)
günindi (1)
BeyazBulut 19. Kez Okurunu Selamlıyor!
BeyazBulut'tan Bayramlık Dergi!
Yaz Sıcaklarına BeyazBulut Serinliği!
Bir Teravih Namazı
Yaza BeyazBulut'la Merhaba!
BeyazBulut'un 15. Sayısı Yitik Çocukluğa Armağan
BeyazBulut 14. Kez Kapıyı Çalıyor
Siz Bilmeseniz de...
Acemi Masalcının Masalı
Defterdeki Yağmur
Beyaz Sözlük'e katılmak için:

<- Yan Taraftan Üye Girişi Yap | Üye Ol

kırk

39 ile 41 arasındaki iki basamaklı sayıdır.

sirintavsan (16.09.2007 - 13:36)


Babam tam olarak 40 yaşında.

ahmetsamil (04.09.2007 - 11:40)



Kafada kırk tilki dolaşıyor kuyrukları birbirine değmiyor: tilkiden daha kurnaz anlaşılan...

mevrence (23.08.2007 - 22:31)


Kırk katır mı? Kırk satır mı?: kim bilir?

mevrence (23.08.2007 - 22:25)


Kırkbir kere maşallah: iyi olur inşeallah...

mevrence (23.08.2007 - 22:17)


Kırk dereden su getirmek: bahane bulmaya şahane bir deyim... Ne deyim.

mevrence (23.08.2007 - 22:12)


Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır: İyilik küçük de olsa unutulmaz, ama artık ne vefa kaldı ne hatır bilen...

mevrence (23.08.2007 - 22:10)


Kırk küp kırkının da kulpu kırık küp: söylenmesi kolay olmayan bir tekerleme.

mevrence (23.08.2007 - 22:09)


Kırk yılın şiirleri (erbain): şair İsmet Özel'in kitabının ismi...

mevrence (23.08.2007 - 22:07)


Kırklar Dağı: Diyarbakır'ın güneybatısında yer alan ve zamanında kırk evliyanın dağdaki mağaralardan birine girip bir daha çıkmadıkları rivayet edilen dağdır.
Türküsü meşhurdur.

Kırklar Dağı'nın yüzü
karanlık sardı düzü
ben öleydim Suzan suzi
ziyaret çarptı bizi

mevrence (23.08.2007 - 22:05)


Kırk güzel şey: Yusuf Çağlar'ın çocuklar için yazdığı deneme kitabı...

mevrence (23.08.2007 - 22:02)


Kırk yıllık kani olur mu yani: Eskimiş bir alışkanlık kolay kolay değişmez.

mevrence (23.08.2007 - 22:00)


KIRK GÜZELLER ÇEŞMESİ: İskender Pala'nın sahih kaynaklardan seçtiği 40 hadis üzerine yazdığı yazıları içeriyor.

mevrence (21.08.2007 - 22:56)


KIRK YAĞMUR DAMLASI: Mustafa Ökkeş Evren'in çocuklar için kaleme aldığı, kırk hadis ve kırk şiirden oluşan kitabın adı.

mevrence (21.08.2007 - 22:53)


KIRK HADİS ŞERHİ: Hz. Peygamber'in sünnetine uyma ve onu yaşama konusunda duyarlı olan Osmanlı toplumu ile bu toplum arasından yetişen âlimler Resulüllah' ın şefaatine nail olma, ayrıca âlimlerle ve fakihlerle haşrolma emelini gerçekleştirmek için kırk hadis derleme çalışmalarıdır. Hadisçiler, mutasavvıflar ve edebiyatçılar başta olmak üzere değişik kesimlerden birçok kişi kendi alanı ile ilgili konularda kırk hadis derlemeye yönelmiş, çok faydalı ve orijinal eserler kaleme almıştır.

mevrence (21.08.2007 - 22:51)


KIRKPINAR GÜREŞLERİ: 1346 yılında Orhan Gazi'nin Rumeli'yi ele geçirmek için düzenlediği seferler sırasında, kardeşi Süleyman Paşa 40 askerle Bizanslılar'a ait Domuzhisar'ın üzerine yürür. Baskınla burasını ele geçirirler. Öteki hisarların da ele geçirilmesinden sonra, 40 kişilik öncü birlik geri dönerler ve şimdi Yunanistan'ın topraklarında kalan Samona'da mola verirler. 40 cengâver burada güreşe tutuşurlar. Saatlerce süren güreşlerde, adlarının Ali ile Selim olduğu rivayet edilen iki kardeşin bir türlü yenişemedikleri görülür. Daha sonra bir Hıdrellez gününde, Edirne yakınlarındaki Ahıköy çayırında aynı çift yeniden güreşe tutuşurlar. Bütün bir gün güreşmelerine rağmen yine yenişemeyen kardeş pehlivanlar, gece boyunca da mum ve fener ışığında mücadelelerini sürdürmeye devam ederler. Ancak solukları kesilerek oldukları yerde can verirler. Arkadaşları onları aynı yerdeki bir incir ağacının altına gömerek oradan ayrılırlar. Yıllar sonra ise aynı yere gittiklerinde iki pehlivanın mezarlarının bulunduğu yerde gür bir pınar görürler. Bundan sonra halk orada yatanların anısına o yöreye, "KIRKPINAR" adını verirler. Yunanistan'ın Samona köyünün merası içindeki alan asıl KIRKPINAR çayırlığıdır.

Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı sonunda Kırkpınar Güreşleri Edirne ile Mustafapaşa yolu arasındaki "Virantekke" denilen yerde düzenlenmiştir. Cumhuriyet'ten sonra 1924 yılında ise güreşler Edirne'nin Sarayiçi mevkiinde yapılmaya başlanmıştır.

Kırkpınar Güreşleri 1928 yılına kadar ağaları tarafından düzenlenmiştir. Güreşlerdeki ödülleri ve misafirlerin ağırlanmasını hep ağalar karşılamıştır. Ancak 1928 yılında ülkede meydana gelen ekonomik sıkıntılar nedeniyle ağalığa talip çıkmayınca, güreşlerin organize ve gelenleri ağırlama işi Kızılay ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından üstlenilmiştir. 1946 yılında ise Tarihi Kırkpınar Güreşleri Edirne Belediyesi'nce düzenlenmeye başlanmıştır. Bu yıl da zamanın Belediye Başkanı Tahsin Şıpka Kırkpınar Güreşleri'ni Belediye hizmetleri arasına almıştır.

mevrence (21.08.2007 - 22:50)


KIRKLAR DERGİSİ: Olumlu manasıyla kullanırsak, gerçekte her dergi bir çetedir. Bu dergiler içersinde "kırk kişilik bir çete" olan Kırklar dergisi derli toplu görünümü ve yalnızca edebiyatı önceleyen tavrıyla ayrı bir yere sahiptir. Yayınına ilk Kırkayak adıyla ( bu isim Ordu'da çıkan Kertenkele dergisini çağrıştırdı) yanılmıyorsam dokuzuncu sayıdan sonra Kırklar adını almış, bazen aylık, bazen iki aylık periyotta yayınını sürdürmüş, bir dönem "Kırklar Edebiyat Dizisi" adı altında bir yayınevinin bünyesinde kitaplar yayınlamış, daha sonra Birun Yayınları'na intisap ederek yeniden "sayı 1"den başlamış bir dergidir. Kadrosunda her zaman 40 genç yazarı barındırmayı başaran derginin yolculuğu oldukça sağlıklı bir zemin üzerinde devam etmektedir. Dergi kadrosundaki şair ve yazarların kitaplarını Birun Yayınlarının Edebiyat Kitapları serisinden yayınlamakta, böylece kalıcı bir külliyat oluşturmayı hedeflemektedir. İbrahim Tenekeci, Hüseyin Akın, Ali Emre, Ahmet Murat gibi şairlerin etkin olduğu dergi ürün yayımında seçici bir tavır sergilemektedir. (Mehmet Aycı'dan alıntı)

mevrence (21.08.2007 - 22:49)


KIRKAMBAR: Cemil Meriç'in önemli bir eseri.

mevrence (21.08.2007 - 22:48)


KIRK KIZLAR TEPESİ: Kayseri Talas'da, Ömerhacılı köyünün kuzeydoğusundadır. Rivayete göre düşman saldırısına maruz kalan Kırkkız, tepede toplanarak "Allah'ım bizi ya taş et, ya kuş et." derler ve taş olurlar. Eğer ilkin kuş et deselerdi kuş olacaklardı.

mevrence (21.08.2007 - 22:45)


BİR YASTIKTA KIRK YIL: Barış Manço'nun unutulmayan müzik eseri:

Babaannem dedemi ilk gördüğü gün
Tam yüreğinden vurulmuş
Dedem şöyle bir çapkınca bakıp hafifçe bıyığını burmuş
O zamanın erkeği pek bir ağırmış
Kızları ise pek bir hoşmuş

Kırk yıl
Bir yastıkta tam kırk yıl
Anlat babaanne ölümsüz aşkını
Bir yastıkta tam kırk yıl
Kırk yıl, kırk yıl, kırk yıl

Ufacık bir yuva
Nohut oda
Bakla sofa
Ama sapasağlam ayakta
Çeyiz dedikleri yorgan yastık
İki sandık iki de bohça
Gözleri hala dolu dolu oluyor
Dedemin adını andıkça

Kırk yıl
Bir yastıkta tam kırk yıl
Anlat babaanne ölümsüz aşkını
Bir yastıkta tam kırk yıl
Kırk yıl, kırk yıl, kırk yıl

Süper babaanne seni çok seviyoruz
O büyük aşkları inan biz de yaşıyoruz
Bugünkü genç kızlar yarının annelerindensin
İnan gençleri anlayan bir tek sensin

Tüh tüh tüh rüh maşallah
Nazar değmez inşallah

Süper babaanne seni çok seviyoruz
O büyük aşkları inan biz de yaşıyoruz
Zaman değişir ama aşklar değişir mi
Yıllar sonra biz de böyle diyeceğiz değil mi

Tüh tüh tüh rüh maşallah
Nazar değmez inşallah

Babaanneme göre zamane kızları
Pek bir hoş ama pek bir zormuş
Hele hele beyleri dede gibi olmasa da
Her şeyi zor beğenir olmuş
E beyleri zor bey
Kızları zor kız
Gençlerin işi pek bir zormuş

Kırk yıl bir yastıkta tam kırk yıl
Anlat babaanne ölümsüz aşkını
Bir yastıkta tam kırk yıl
Kırk yıl, kırk yıl, kırk yıl

Dişi kuş yuvasını severek kuracak ki
Bu iş tamamına ersin
Erkek kanadını şöyle bir açacak ki
Bu iş tamamına ersin
Beyleri zorsa da
Kızları zorsa da
Bu iş tamamına ersin

Kırk yıl bir yastıkta tam kırk yıl
Anlat babaanne ölümsüz aşkını
Bir yastıkta tam kırk yıl
Kırk yıl, kırk yıl, kırk yıl

Süper babaanne seni çok seviyoruz
Ölümsüz aşkları inan biz de yaşıyoruz
Bugünkü genç kızlar yarının annelerindensin
İnan gençleri anlayan bir tek sensin

mevrence (21.08.2007 - 22:44)


FATİHA'NIN KIRK YORUMU: Fatiha, öyle bir manevi şifredir ki; kâinatın madde ve madde ötesi bütün sırlarını açar. Bu açıdan, onun yorumu sonsuz, dolayısıyla imkânsızdır. Ne var ki, onun gönüllerde var olan hikmetini hiç değilse sezebilmek için kırk yorumunu Dr. Haluk Nurbaki yapmıştır.

mevrence (21.08.2007 - 22:42)


HIZIRLA KIRK SAAT'TEN

Ey yeşil sarıklı ulu hocalar bunu bana öğretmediniz
Bu kesik dansa karşı bana bir şey öğretmediniz
Kadının üstün olduğu ama mutlu olmadığı
Günlere geldim bunu bana öğretmediniz
Hükümdarın hükümdarlığı için halka yalvardığı
Ama yine de eşsiz zulümler işlediği vakitlere erdim
Bunu bana söylemediniz
İnsanlar havada uçtu ama yerde öldüler
Bunu bana öğretmediniz
Kardeşim İbrahim bana mermer putları
Nasıl devireceğimi öğretmişti
Ben de gün geçmez ki birini patlatmayayım
Ama siz kâğıttakileri ve kelimelerdekini ve sözlerdekini
Nasıl sileceğimi öğretmediniz
Bir kentten daha geçtim
Buğdayları yakıyorlardı
Yedikleri pirinçti
Birbirlerine açılan borular gibi üfürüyorlardı
Sonra birbirlerinden borular gibi çıkıyorlardı
Pirinçler gibi çoğalıyorlardı
Atlarını yalnız atlarını cana yakın buldum
Öpüp çıkıp gittim yelelerini

(Sezai Karakoç)

mevrence (21.08.2007 - 22:41)


HIZIR'LA KIRK SAAT: Hızırla Kırk Saat, bir medeniyet ihyacı ve inşacısı olan Karakoç'un nasıl bir şiir dünyası kurmak istediğini göstermesi açısından dikkat çekici bir kitaptır. Böylece Türk şiiri yeniden kendi olma, kendini bulma özelliği kazandı. Şiirimize peygamberler, veliler, uygarlığımızı ifadelendiren her unsur (şehirlerimiz, dağlarımız, ırmaklarımız, insanımız...) yeniden girmiş oldu. Gelenekle kopan halka yeniden bağlanıyordu. Üstelik bir taklide ve tekrara düşülmeden ve yeni bir yorumla yeni bir şiir anıtı yükseltilmiş olunuyordu. Hızırla Kırk Saat'teki bilgeliği hiç kaybetmeden bu anlamda da onun şiiri müthiş bir zenginliği içerir.

(Mustafa Özçelik'ten alıntı)

mevrence (21.08.2007 - 22:40)


KIRKINDAN SONRA AZMAK: Yaşlandıktan sonra yaşına uymayan davranışta bulunmak. "Kırkından sonra azanı teneşir paklar."

mevrence (21.08.2007 - 22:38)


KIRK YAMALI BOHÇA: Bir zamanlar evlenme yaşına gelen kızlar, iyi evlilik yapmak için 40 mutlu kadından aldıkları birer parça kumaşla yorgan yapar ve bunun uğur getireceğine inanırlarmış. "Kırk yamalı bohça" böyle doğmuş.

mevrence (21.08.2007 - 22:35)


KIRKİKİNDİ YAĞMURLARI: İlkbaharda karasal hava kütleleri doğuya çekilir. Böylece batı yönlü deprosyanların aktivitesi ile yağmurlar yağar. Şayet havada ısınma ani ve hızlı olursa Konvektif yağışlar oluşur. Bu yağışlara "kırkikindi yağmurları" denir.

mevrence (21.08.2007 - 22:33)


KIRK YAŞ DUASI: Biz insana, ana ve babasına iyilik etmesini öğütledik. Anası onu zahmetle taşır, zahmetle doğurur. Ana karnında taşınması ile sütten kesilmesi otuz aydır. Nihayet (insan) olgunluk çağına erip kırk yaşına varınca: 'Ya Rabbi,' der, 'bana, anama ve babama verdiğin nimete şükretmeğe ve razı olacağın yararlı işler yapmağa beni yönelt. Benim soyumu islah et. Ben sana tevbe ettim ve ben teslim olanlardanım.'" (46.15)

mevrence (20.08.2007 - 21:59)


Otuzdokuzdan sonra gelen sayı.

mevrence (20.08.2007 - 21:57)


Beyaz Sözlük, bir BeyazBulut.com projesidir.

E-posta: posta@beyazsozluk.com

Beyaz Sözlük Ekibi | © 2007-2017